İsrail ve Rimland Jeopolitiğinin Bozulması
- Fusion4Strategy
- 13 Oca
- 3 dakikada okunur
Bölgesel Bir Aktör Dünya’nın Stratejik Kuşağını Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?
Jeopolitiğin uzun bir hafızası vardır. Bazı fikirler, coğrafya onları tekrar tekrar doğruladığı için ölmez. Rimland jeopolitiği de bunlardan biridir: Küresel güç mücadelelerinin, kıtaların iç bölgelerinde değil; Avrupa, Orta Doğu, Güney Asya ve Doğu Asya’yı birbirine bağlayan, yoğun nüfuslu ve ekonomik açıdan hayati kıyı kuşaklarında yaşandığını savunur.
Bugün bu Rimland ciddi bir baskı altındadır. Ve bu bozulmanın en kritik, ancak yeterince tartışılmayan edilmeyen kaynaklarından biri İsrail’dir. Bu bir niyet okuması değildir; etkiler ve yansımaları üzerinden yapılan bir tespittir. Askerî doktrin, bölgesel müdahaleler, tırmanma dinamikleri ve teknolojik kaldıraçlar yoluyla İsrail, giderek Rimland’ı istikrarsızlaştıran bir aktör hâline gelmekte; etkisi yakın çevresinin çok ötesine taşmaktadır.
Rimland Teorisine Yeniden Bakış: Neden Kenar Kuşaklar Önemli?
Rimland kavramı, Nicholas Spykman tarafından ortaya atılmıştır. Spykman’a göre küresel gücü belirleyen, Avrasya’nın iç bölgeleri (Heartland) değil; kıtayı çevreleyen kıyı kuşaklarının kontrolüdür. Çünkü bu alanlar ticaret yollarını, enerji akışlarını, nüfus merkezlerini ve politik gerilimleri yoğunlaştırır.
Modern Rimland; Doğu Akdeniz’den Kızıldeniz’e, Basra Körfezi’nden Hint Okyanusu’na uzanan geniş bir kuşaktır. Deniz gücü, kara çatışmaları ve ekonomik bağlantısallığın çarpıştığı bir alandır. Rimland’ı bozduğunuzda yalnızca komşuları değil, küresel sistemi sarsarsınız.
İsrail’in Stratejik Değişimi: Yerel Caydırıcılıktan Sistemik Etkiye
İsrail’in güvenlik doktrini tarihsel olarak savunmacı ve yereldi: caydırıcılık, hızlı tırmanma üstünlüğü ve kısa süreli savaşlar. Ancak bu duruş değişmiştir. Son on yılda İsrail’in Gazze, Suriye, Lübnan ve çevre alanlardaki eylemleri; artık izole taktik hamleler olmaktan çıkmış, Rimland genelinde ikinci ve üçüncü derece etkiler üretmeye başlamıştır. Deniz güvenliği, enerji koridorları, ittifak dengeleri ve büyük güç hesapları bu etkilerden doğrudan etkilenmektedir. İsrail, zaten doymuş bir kırılganlık ortamında stratejik bir hızlandırıcı rolü üstlenmektedir.
Doğu Akdeniz: Enerji Havzasından Jeostratejik Fay Hattına
Doğu Akdeniz, enerji iş birliği ve bölgesel entegrasyon hikâyesi olabilirdi. Bunun yerine jeopolitik bir basınç alanına dönüştü.
İsrail kaynaklı askerî faaliyetler ve çözümsüz çatışmalar;
tartışmalı deniz yetki alanları,
İsrail–Türkiye–Yunanistan–GKRY hattındaki kırılgan denge,
enerji altyapılarının güvenliği,
ve artan denizcilik/askerîleştirme eğilimleriyle kesişmektedir.
Sonuç olarak bölgenin ekonomik potansiyeli, sürekli olarak güvenlik tırmanmasına tabi kılınmaktadır.
Kızıldeniz ve Ötesi: Tırmanmanın Dalgasal Etkileri
İsrail’in çatışma dinamikleri sınırlarında durmamaktadır. Gazze ve Lübnan merkezli tırmanmalar, Kızıldeniz hattında farklı aktörlerin devreye girmesine yol açmaktadır. Oysa Kızıldeniz tali bir alan değildir; küresel ticaretin en kritik deniz arterlerinden biridir. Buradaki her sarsıntı;
sigorta maliyetlerini,
enerji tedarik/arz zincirlerini,
Avrupa–Asya ticaretini,
ve büyük güçlerin deniz konuşlanmalarını etkiler.
Rimland açısından bakıldığında, İsrail merkezli krizler uzak boğazları tetikleyen bir etki üretmektedir.
Stratejik Muğlaklık ve Yapay Zekâ Destekli Savaş
İsrail’in uzun süredir benimsediği stratejik muğlaklık anlayışı, yeni bir gerçekle çarpışmaktadır: yapay zekâ destekli savaş, anlık medya akışı ve bilişsel tırmanma.
Hassas askerî operasyonlar taktik olarak kontrol edilebilir; ancak algısal etkiler kontrol edilemez. Rimland’da algı, füzelerden daha hızlı yayılır. Her operasyon, aynı anda birden fazla cephede anlatıları şekillendirir. Bu, bölgesel bir aktörün küresel stratejik psikolojiyi etkilemeye başlaması demektir.
Rimland Sonucu: Entegrasyon Yerine Parçalanma
Rimland perspektifinden bakıldığında İsrail’in en önemli etkisi toprak kazanımı değil, sistemik parçalanmadır.
Bağlantısallık, koridor güvenliği ve çok taraflı deniz yönetişimi yerine;
askerîleştirilmiş ticaret yolları,
geçici koalisyonlar,
kriz yönetiminin kalıcı hâle gelmesi,
ve sürekli belirsizlik ortaya çıkmaktadır.
Bu durum Rimland’ı bir istikrar kuşağı olmaktan çıkarır.
Sonuç: Rimland Bozulduğunda Kimse Çevrede Kalmaz
20.nci yüzyıl Rimland’ı kontrol edenin güç kazandığını öğretti. 21. yüzyıl ise başka bir ders veriyor: Rimland’ı istikrarsızlaştırmak da başlı başına bir güç aracıdır. Ancak, dengeyi bozabilmeniz fayda sağlayacağınız anlamına da da gelmiyor.
İsrail’in eylemleri, niyetinden bağımsız olarak, bu dönüşümü hızlandırmaktadır. Ve sıkı bağlanmış bir dünyada, kenarlardaki sarsıntılar merkezde hissedilir.
Rimland jeopolitiğinde artık yerel savaş yoktur; yalnızca gecikmeli fark edilen küresel sonuçlar vardır.


Yorumlar